|
RESİMLERLE ABDEST VE NAMAZ
Abdest
bitince ayakta ve kıbleye karşı "Kelime-i Şehadet"
okunur.
RESİMLERLE
NAMAZIN KILINIŞI
Örnek olarak
sabah namazının iki rek'at farzının kılınışı resimlerle anlatılmış,
erkek ve kadınların farklı hareketleri belirtilmiştir. İki rek'atli
bir namazdaki hareketler ile diğer namazlardaki hareketler arasında
fark olmadığından onların resimlerle anlatılmasına gerek
duyulmamıştır.
Sabah
Namazının Farzının Kılınışı
: Birinci
Rek'at: 1) Ayakların arası dört parmak açıklıkta ve
parmak uçları kıbleye doğru gelecek şekilde ayakta kıbleye
dönülür. 2) İkamet getirilir. (Erkekler
için) Niyet:
3) "Niyet ettim Allah rızası için
bugünkü sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet
edilir. İftitah
tekbiri: 4) "Allahü Ekber" diyerek
iftitah tekbiri alınır.
| |
|
|
| |
|
|
Erkekler tekbir alırken; ellerin içi kıbleye
karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar,
kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya
kaldırılır. |
|
Kadınlar tekbir
alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmaklar normal
açıklıkta ve parmak uçları omuz hizasına gelecek şekilde
ellerini yukarıya kaldırır. |
| |
|
|
Kıyam: 5) Tekbirden sonra eller
bağlanır. Ayakta iken secde edilecek yere
bakılır. 6) Ayakta
sırasıyla: a)
Sübhaneke, b)
Eûzü-besmele, c) Fatiha
sûresi, d) Kur'andan başka bir sûre daha
okunur. |
| |
|
|
Erkekler, sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve
sağ elin baş ve küçük parmakları sol elin bileğini kavramış
olarak ellerini göbek altında bağlarlar. |
|
Kadınlar, sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde
ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ
elin parmakları ile sol elin bileğini
kavramazlar. |
| |
|
|
Rükû: 7) "Allahü Ekber" diyerek
rükûa varılır ve burada üç defa "Sübhâne
Rabbiye'l-azim" denilir. Rükû'da iken ayakların
üzerine bakılır. |
| |
|
|
Erkekler, rükûda, parmakları açık olarak elleri
ile dizlerini tutup sırtını dümdüz yaparlar. Dizlerini ve
dirseklerini dik tutarlar. |
|
Kadınlar, rükûda, sırtlarını biraz meyilli
tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini (parmaklarını
açmayarak) dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük
bulundururlar. |
| |
|
|
Rükûdan
kalkış: 8) "Semiallâhü limen
hamideh" diyerek rükûdan kalkılır ve ayakta
"Rabbenâ leke'l-hamd"
denilir. |
| |
|
|
Erkeklerin,
rükûdan kalkıp doğrulması. |
|
Kadınların,
rükûdan kalkıp
doğrulması |
| |
|
|
Secde:
9) "Allahü Ekber"
diyerek secdeye varılır. Secdeye inerken önce dizler, sonra
eller, daha sonra da alın ve burun yere konur. Secdede baş iki
elin arasında ve hizasında bulunur. Secdede iken ayaklar
kaldırılmaz. Secdede burun kenarlarına bakılır. Burada üç kere
"Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ"
denilir.
|
| |
|
|
Erkekler, secdede dirseklerini
yanlarından uzak, kollarını yerden kalkık
bulundururlar. Ayaklar, parmaklar üzerinde dik tutulur
ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere
konur. |
|
Kadınlar, secdede kollarını
yanlarına bitişik halde bulundururlar. Ayaklar, parmaklar üzerine dik
tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere
konur. |
| |
|
|
İki secde arası
oturuş: 10)
"Allahü Ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp
diz üstü oturulur. Otururken, parmaklar dizlerin hizasına
gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa
bakılır. Burada "Sübhânellah" diyecek kadar kısa bir an
oturulur. |
| |
|
|
Erkekler, sol ayağını yere yayarak onun
üzerine oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda
dik tutulur. |
|
Kadınlar, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına
çıkarır ve öylece otururlar. |
| |
|
|
11)
"Allahü Ekber" diyerek ikinci defa secdeye
varılır ve üç kere "Sübhâne Rabbiye'l-â'lâ"
denilir. 12) "Allahü Ekber"
diyerek secdeden ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller
bağlanır.(Resim : 3-4) |
| |
|
|
(Resim :
3) |
|
(Resim :
4) |
| |
|
|
Secdeden kalkarken: Önce baş, sonra
eller, daha sonra eller dizler üzerine konularak, dizler
yerden kaldırılır.
İftitah tekbirinden itibaren
buraya kadar yapılanlara "bir rek'at"
denir. |
| |
|
|
İkinci Rek'at: 1) Ayakta
sırasıyla; a)
Besmele, b) Fatiha
sûresi, c) Kur'andan başka bir sûre daha
okunur.
2) Birinci rek'atte olduğu gibi
"Allahü Ekber" diyerek rükûa varılır ve üç kere
"Sübhâne Rabbiye'l-azim" denilir.(Resim :
5-6) |
| |
|
|
(Resim :
5) |
|
(Resim :
6) |
| |
|
|
3) "Semiallâhü limen
hamideh" diyerek ayağa kalkılır ve ayakta
"Rabbenâ leke'l-hamd" denilir.(Resim :
7-8) |
(Resim :
7) |
|
(Resim :
8) |
| |
|
|
| 4) "Allahü Ekber"
diyerek secdeye varılır. Burada üç kere "Sübhâne
Rabbiye'l-â'lâ" denilir.(Resim : 9-10) |
| |
|
|
(Resim
:9) |
|
(Resim
:10) |
| |
|
|
| 5) "Allahü Ekber" diyerek
secdeden kalkılıp dizler üzerine oturulur. Burada
"Sübhânellah" diyecek kadar kısa bir an
oturulur.(Resim : 11-12) |
| |
|
|
(Resim
:11) |
|
(Resim
:12) |
| |
|
|
| 6) Sonra "Allahü Ekber"
diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere "Sübhâne
Rabbiye'l-â'lâ" denilir.
|
Ka'de-i
ahire (Namazın sonunda
oturuş): 7) "Allahü Ekber" diyerek
secdeden kalkıp
oturulur. Otururken, el parmakları dizlerin
hizasına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve
kucağa bakılır. 8) Oturuşta
sırasıyla; a)
Ettehiyyatü, b) Allahümme
salli, c) Allahümme
bârik, d) Rabbenâ âtina... duaları
okunur.
(Resim : 13) |
| |
|
|
Erkekler, sol ayağını yere yayarak onun üzerine
oturur, sağ ayak parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik
tutulur.(Resim : 13-14) |
|
Kadınlar,
ayaklarını yatık olarak sağ tarafa çıkarır ve öylece
otururlar. |
| |
|
|
Sağ
tarafa selâm
verilişi: 9) Önce başını sağa çevirerek
"Esselâmü aleyküm ve rahmetûllâh" denir. Selâm
verirken omuzlara bakılır. |
| |
|
|
Erkeklerin, sağ
tarafa selâm verişi. |
|
Kadınların,
sağ tarafa
selâm verişi. |
| |
|
|
Sol
tarafa selâm
verilişi: 10) Sonra başını sola çevirerek,
"Esselâmü aleyküm ve rahmetûllâh" denilir.
Böylece iki rek'at namaz tamamlanmış olur. |
| |
|
|
Erkeklerin, sol
tarafa selâm verişi. |
|
Kadınların,
sol tarafa
selâm verişi. |
| |
|
|
DUA Dua ederken, eller göğüs hizasına
kaldırılır. Eller göğe doğru açılarak avuçların içi yüze doğru
biraz meyilli tutulur ve iki elin arası açık
bulundurulur. |
| |
|
|
Dua eden bir erkek
çocuğu. |
|
Dua eden bir kız
çocuğu. |
| |
|
|
NAMAZLARDA
OKUNAN DUALAR Sübhâneke:
Namazlarda ayakta iken
okunur. Okunduğu
yerler: 1) Her namazın ilk rek'atinde iftitah
tekbirinden sonra, 2) İkindi namazının sünnetinde üçüncü rek'ate
kalkınca fatihadan önce,
3) Yatsı namazının ilk sünnetinde
üçüncü rek'ate kalkınca fatihadan
önce, 4) Teravih namazı dört rek'atte bir selâm
verilerek kılınıyorsa üçüncü rek'ate kalkıldığı zaman fatihadan
önce. 5) Cenaze namazında birinci tekbirden
sonra.
SÜBHANEKE'NİN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Allahım! Sen eksik sıfatlardan pak ve
uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın
mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka tanrı
yoktur. NOT: Parantez içindeki
"Ve celle senâük" cümlesi cenaze namazında
okunur.
Ettehiyyâtü: Okunduğu
Yerler: Namazların her oturuşunda
okunur.
ETTEHİYATÜ'NÜN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün
ibadetler Allah'a dır. Ey Peygamber! Allah'ın selâmı, rahmet ve
bereketleri senin üzerine olsun. Selâm bizim üzerimize ve Allah'ın bütün iyi
kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka tanrı
yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O'nun kulu ve
Peygamberidir.
Allâhümme
Salli ve Allâhümme
Barik: Okundukları
Yerler: 1) Bütün namazların son oturuşlarında
Ettehiyyatü'den sonra,
2) İkindi namazının sünneti ile
Yatsının ilk sünnetinin birinci oturuşunda Ettehiyyatü'den
sonra, 3) Dört rekatta bir selâm verilerek kılınan
Teravih namazının ikinci rek'atının sonundaki oturuşta
"Ettehiyyatü"den sonra,
4) Cenaze namazında ikinci tekbirden
sonra.
SALLİ VE BARİK'İN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Allahım!
Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt.
İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz
övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de
sensin.
ALLAHÜMME BARİK'İN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Allahım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine
hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin
gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık
yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Rabbenâ âtina
ve Rabbenâğfirli:
Okundukları
Yerler: 1) Namazlardaki oturuşlarda Allahümme salli
ve Allahümme barikten
sonra, 2) Kunut duasını bilmeyen vitir namazında
onun yerine "Rabbenâ âtina" ayetini
okuyabilir. 3) Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra
okunacak duaları bilmeyen bunların yerine yine "Rabbenâ âtina"
ayetini dua niyetiyle okuyabilir.
RABBENA'NIN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Allahım! Bize
dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi
ateş azabından koru.
RABBENÂĞFİRLÎ'İN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Ey bizim
Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde
(herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.
Kunut
Duaları: Vitir namazının üçüncü rek'atinde fatiha ve
sûre okunduktan sonra eller yukarı kaldırılıp tekbir alınır ve eller
tekrar bağlanınca kunut duaları okunur.
KUNUT DUALARI'NIN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı
bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz.
Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin
bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz.
Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz.
Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni
bırakırız.
KUNUT DUALARI'NIN ARAPÇASI İÇİN
Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz.
Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız
sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız.
İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını
dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve
inançsızlara ulaşır.
NAMAZLARDA
OKUNAN BAZI SÛRELER (*)
Fatiha
Sûresi: Namazda ayakta iken
okunur.
FATİHA SURESİ'NİN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan,
merhamet eden ve Din Günü'nün sahibi olan Allah'a
mahsustur. (Allahım!)
Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru
yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların,
sapmayanların yoluna eriştir.
Fil
Sûresi: Bu ve bundan sonra gelen sûreler, namazlarda
ayakta iken ve fatihadan sonra okunur.
FİL SURESİ'NİN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!
Kâbe'yi yıkmaya gelen) Fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin
mi? Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert
taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin
gibi yaptı.
Kurayş Sûresi:
KUREYŞ SURESİ'NİN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: Kureyş
kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması
sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken
güven veren bu Kâbe'nin Rabbine kulluk etsinler.
Mâun Sûresi:
MAUN SURESİ'NİN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!)
Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya
yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar
kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar
basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler.
Kevser Sûresi:
KEVSER SURESİ'İN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!)
Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz
kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin
tutan kimsedir.
Kâfirûn Sûresi:
KÂFİRÛN SURESİ'NİN
ARAPÇASI İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!)
De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim
taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak
değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz
size, benim dinim banadır.
Nasr Sûresi:
NASR SURESİ'NİN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!)
Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine
akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan
bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri dâima kabul edendir.
Tebbet Sûresi:
TEBBET SURESİ'İN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı: Ebû Leheb'in
elleri kurusun; kurudu da! Malı ve kazandığı kendisine fayda
vermedi. Alevli ateşe yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip
olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
İhlas Sûresi:
İHLAS SURESİ'NİN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!)
De ki: O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na
muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk
değildir.
Felak Sûresi:
FELAK SURESİ'NİN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı: (Ey Muhammed!)
De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın
şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği
zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe
sığınırım.
Nâs Sûresi:
NÂS SURESİ'NİN ARAPÇASI
İÇİN
Anlamı:
(Ey Muhammed!) De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların
gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların
Tanrısı, insanların hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah'a
sığınırım.
|